banner15

Sigortacılardan kalıcı çözüm talebi

Zorunlu trafik sigortasında uygulamaya alınan ‘Riskli Sigortalılar Havuzu Modeli’ni değerlendiren İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Levent Korkut; “Bu uygulama da belli bir süre sonra ihtiyaçlara cevap veremez ise maalesef yine işin başına döneriz” dedi. Korkut, sürücünün sistemin içine alındığı kalıcı bir çözüme, mutlak ihtiyaç olduğunu da söyledi.

Sigortacılardan kalıcı çözüm talebi

Zorunlu trafik sigortasında uygulamaya alınan ‘Riskli Sigortalılar Havuzu Modeli’ni değerlendiren İTO Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Levent Korkut; “Bu uygulama da belli bir süre sonra ihtiyaçlara cevap veremez ise maalesef yine işin başına döneriz” dedi. Korkut, sürücünün sistemin içine alındığı kalıcı bir çözüme, mutlak ihtiyaç olduğunu da söyledi.

Şamil DAŞDEMİR
Şamil DAŞDEMİR
19 Temmuz 2017 Çarşamba 00:03
Sigortacılardan kalıcı çözüm talebi

Nisan ayında, zorunlu trafik sigortasında tavan ücreti uygulamasına geçilmesinin ardından, sigorta şirketlerinin poliçe yapmaktan kaçınmaya başlaması yeni bir sorun doğurmuştu. Çözüm olarak, “Riskli Sigortalılar Havuzu Modeli” ile ilgili genelge geçtiğimiz hafta Resmî Gazete’de yayınlanarak devreye girdi. Zorunlu trafik sigortasında yaşanılan sorunları ve yeni çözüm olarak uygulamaya alınan ‘Riskli Sigortalılar Havuzu Modeli’ni, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Levent Korkut ile konuştuk:

Şeref Kılıçlı: Levent Bey, Ocak ayında gerçekleştirdiğimiz röportajda zorunlu  trafik sigortasındaki yüksek fiyatların kökenini açıklamıştınız. Sorunu, ‘6111 Sayılı Torba Yasanın, sigortacılık sektörüne 10 yıl geriye dönük olarak getirdiği maliyetler ve yüksek vergi unsurlarında’ temellendirmiştiniz. Çözüm önerilerinizi de aktarmıştınız.  Nisan ayında, tavan ücret uygulaması geldi. Kamuoyunda,  ‘Sorun Çözüldü Algısı’ oluşmuştu. Ancak, daha sonra karayolu yolcu taşımacılığı sektörü mensuplarından, sigortacıların zorunlu trafik sigortası yapmak istemediği şeklinde şikâyetler geldi.  Neler oldu? Tavan ücreti uygulamasından sonraki süreci ve sorunları değerlendirir misiniz?

Levent Korkut: Bildiğiniz üzere 12 Nisan 2017 tarihinde yürürlüğe giren yeni uygulama ile birlikte, trafik sigortaları tavan fiyat uygulanması, sigorta şirketleri tarafından olumsuz karşılanmış ve sigorta şirketleri bu durumdan hoşnut olmamıştır. Bu nedenle hemen hemen şirketlerin tümü, özellikle kamuya ait ve özel şirketlerden 2-3 şirket hariç diğerleri, binbir bahane üreterek poliçe kesmekten kaçınmışlardır. Sebep olarak; tavan prim uygulamasının ciddi zarara neden olacağını öngörmüşlerdir. Özellikle belirtmem gerekir ki, bu öngörüye katılmamak mümkün olmamakla birlikte, hatta sigorta şirketleri açısından öngörüleri doğrultusunda sonuç gerçekleşecek dahi olsa, temel amaç tüketicinin sektöre duyduğu güvenin sarsılmaması olmalıydı! Yıllarını bu sektörün gelişmesi için vermiş, gece gündüz demeden 7/24 hizmet veren biz acentelerin yok sayılarak bu denli sorumsuzca bir davranışının yapılmasını kabul etmek mümkün olamaz! Zira poliçe kesmekten kaçınan şirketler, acente dışındaki bankalardan gelen trafik işlerini yapmışlardır. Kaldı ki son 1-2 yıl içerisinde sektörün uygulamış olduğu trafik sigortaları prim politikalarının, çok da doğru olduğunu söyleyemeyiz. Yaklaşık son 5-6 yıl içinde yapılan zararları, sektör çok kısa sürede geri kazanmak adına, günümüz ekonomik veriler ve enflasyonun kat be kat üzerinde prim tatbiki suretiyle yanlış politika izlemiştir. Bu durum karşısında bazı meslek odaları ve mesleki STK’lar tavan prim uygulaması için  siyasi otorite üzerinde baskı oluşturmuş ve dolayısıyla Hazine Müsteşarlığı,  kamu yararına olaya müdahale etmiştir. Sonuçta; sigorta şirketlerinin, acentelerin, araç sahiplerinin mutlu olmadığı bir durum ortaya çıkmıştır. Ocak ayında verdiğim mülakatta, asıl sorunun 6111 sayılı torba yasadan kaynaklı olduğunu belirtmiştim. Sorunun temeli de zaten oradan kaynaklanıyor.

TÜM TARAFLARIN KATILACAĞI ÇALIŞTAY ÇAĞRISI

Ş.K.: Poliçe yapmaktan kaçınma sorununun çözümü için hangi girişimlerde bulunmuştunuz?

L.K.: Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleriyle  ile birlikte Türkiye Sigorta Birliği’nde, yetkililerle birlikte bir toplantı yaptık.  Sigorta şirketlerinin poliçe yapmaktan kaçınmasının özellikle tüketicinin sektöre güvenini sarsacağını ve bunun telafisi zor, olumsuz bir sonuç doğuracağını belirttik. Trafik sigorta üretimimin %90’dan fazla bir kısmının ayrıca biz acenteler tarafından üretilmesinden dolayı, mütevellit meslektaşlarımızdan pek çoğunun ciddi mağduriyet yaşayacağını hatta işini kaybetme riskinin olduğunu da yetkililere aktardık. Çözümün ise, tarafları yani, Hazine Müsteşarlığı, sigorta şirketleri, biz acente temsilcileri, tüketici temsilcilerini, İstanbul Ticaret Odası  tarafından düzenleyebileceğimiz bir çalıştayda bir araya getirilmesinden geçtiğini ifade ettik. Herkesin kabul edebileceği bir sonucun uzlaşı yoluyla mutlaka bulunabileceğini söyledik. Teklif bu şekildeydi. Ayrıca, Sigortacılık Eğitim Merkezi (SEGEM)  tarafından Mayıs ayında düzenlenmiş olan Hazine Müsteşarlığı  dahil tüm tarafların katıldığı Ulusal Sigorta Sempozyumu’nda söz alarak, tüketicinin güveninin sarsılmasının sektöre ciddi zararlar vereceğini, biz acentelerin ciddi mağduriyet yaşadığımızı ve müşterilere cevap veremediğimizi belirttim. Müşteri memnuniyetsizliği neticesinde,  sadece trafik sigortasını değil,  o müşterinin portföyümüzdeki tüm işlerini kaybettiğimizi bu durumun sektöre ve bizlere ciddi zarar verdiğine dikkat çektim. Bir çalıştay yapılması konusundaki fikrimi aynı şekilde bu sempozyumda da belirtmiş oldum. Ayrıca, İTO Sigortacılık Meslek Komitesi olarak Haziran ayı başında yapmış olduğumuz toplantıda resmen karar alıp; ‘Riskli İşler Havuzu’ konusunda bilgi alışverişinde bulunmak ve birikimlerimizle sürece katkı sağlayabileceğimiz hususlar için Hazine Müsteşarlığı’ndan  bir randevu talep ettik! Şu vakte kadar maalesef ne bir bilgi nede randevu geldi.

RİSKLİ SİGORTALILAR HAVUZU DEĞERLENDİRMESİ

Ş.K.: Zorunlu trafik sigortasındaki sorunun çözümü için “Riskli Sigortalılar Havuzu” modelini getiren yönetmelik, Resmi Gazete’de yayınlandı. Yeni modele nasıl bakıyorsunuz? TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 9 Temmuz Pazar günü yaptığı açıklamada, bu modelin fayda değil zarar getireceğini, kaza yapmamış olanların da primini artırıp onları da riskli hale getireceğini, yani adaletsizlik oluşturacağını iddia etti, bununla da ilgili değerlendirmenizi rica ediyorum?

L.K.: ‘Biz yaptık oldu’ mantığı her zamanki gibi devam ediyor. İnşallah beklenen faydayı sağlar. Gerek araç sahipleri gerek sigorta şirketleri, gerekse biz acentelerin yaşadığı mağduriyet ve sorunu çözer. Benim şahsi görüşüm; bu uygulama da belli bir süre sonra ihtiyaçlara cevap veremez ise maalesef yine işin başına döneriz. Oysa ki, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) yetkilileri ile yapmış olduğumuz toplantıda ve Mart ayında Hazine Müsteşarlığı’na yapmış olduğumuz ziyarette, ‘Palyatif Çözüm’ (geçici çözüm) yerine sürücünün sistemin içine alındığı kalıcı bir çözüme mutlak ihtiyaç olduğunu belirtmiştik. Şuan, Resmî Gazetede yayınlanıp 12 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren ve 12 Nisan tarihinden itibaren kesilen poliçeleri kapsayan ‘Riskli İşler Havuzu’nun bir nebze olsun beklentilere cevap vermesini ve özelliklede vatandaşın trafik sigortası talebini karşılamamız açısından her şeyden daha önemli olduğuna inanıyorum. Sayın TESK Başkanı Bendevi Palandöken’in,  9 Temmuz tarihinde yapmış olduğu açıklamadaki düşüncelerine kısmen katılıyorum. Zira adı üstünde, ‘Havuz’  zararın eritileceği bir yer. O nedenle havuzda zarar, asıl zararın oluşmasında etkin rol oynayan çok kaza yapan ‘Kötü Risk’ diye tanımlayabileceğimiz kişilere yeterince yansıtılmaz, dikkatli ve hasarsız araç kullanan ‘İyi Risk’ diye tanımladığımız kişilere yansıtılırsa; tabii ki haksızlık olacaktır. Bu durum adaletsizliğe yol açacaktır.

“DEVLET TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYMALI”  TALEBİ

Ş.K.:  Daha önce “İlk adımı devlet atsın,  sigortadan aldığı yüksek vergiden vazgeçsin, sisteme giren her  100 liranın 22 lirasını hiçbir riske ortak olmadığı halde anında kesiyor, kalan 78 lira ile sistem ve diğer vergiler yürütülmeye çalışılıyor” demiştiniz’ Bu çözüm önerinizde halen ısrarcı mısınız?

L.K.: Adı üstünde ‘Zorunlu Sigorta’. Yani başka bir deyişle,  ‘Yapılması Kamu Yararına’ olan bir poliçe. Bakın, Sigorta Şirketleri sonuçtan memnun değil! Neden çünkü ciddi zarar ediyorlar. Acenteler olarak memnun değiliz. Müşterimizin talebine cevap veremiyoruz. Komisyon kazancımız, yok denecek kadar azaldı ve operasyon maliyetimizi kurtarmayacak şekilde düştü. ‘Devlet Baba’ ise halen hiç geri adım atmayıp dünlerde aldığı vergi ve fonları almaya devam ediyor. Sonuçta kamu yararına olan bir işte, devlet hep bizden alıyor; elini taşın altına koymak ise hiç yok. Oysaki devlet almış olduğu kısımdan feragat etmiş olsa, sistem %22 oranında rahatlayacak ve sigorta şirketleri açısından makule yakın bir seviyeye gelecektir. Evet bu çözüm önerimde halen ısrarlıyım.

GLOBAL ŞİRKETLER TÜRKİYE’DE ZARAR EDİYOR MU?

Ş.K.: Haziran ayındaki İTO Meclis Toplantısında, TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanı ve İTO Meclis Üyesi Mustafa Yıldırım yaşanılan bu sorundan dolayı sigortacılık sektörüne eleştiriler getirmişti. “Türkiye’deki sigortacılık piyasasının yüzde 80 oranında global şirketlerin elinde olduğu, bu şirketlerin dünya ölçeğinde büyük karlar elde ettiklerini, Türkiye’de zarar ediyoruz gerekçelerini ise kabul etmediklerini, global bakmaları gerektiğini”  söylemişti. Sizin bu eleştiriye bakışınız nasıl?

L.K.: TOBB  Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanı ve İTO Meclis Üyesi Sayın Mustafa Yıldırım, karayolu taşımacılığı konusunda hepimizin bildiği üzere oldukça uzman ve bu konuda ciddi birikimi olan ülkemizdeki ender bir kaç isimden biridir.Sigorta şirketlerinin %80 nisbetindeki büyük bir kısmının global şirketlerin eline geçmiş olduğunu belirtmiş; doğrudur. Global şirketlerin dünya genelinde büyük karlar elde ettiğini de söylemiş. Tabii ki bu da doğrudur. Doğru söze ne denir ki, Mustafa Başkan gibi birikimli biri için bunları bilmek kadar doğal bir sonuç olamaz. Ancak, “Bu şirketlerin Türkiye'de zarar ettiklerini kabul etmiyorum” demesi ise tabii ki farklı bir konu.  Bunu neden böyle demiş olduğunu bilemem. Ancak bildiğim bir şey var ki; bu şirketlerin Türkiye Sigorta Birliği (TSB) resmî web sayfalarında yer alan ve herkesin rahatlıkla girip görebileceği resmî bilançolarındaki sonuç; zarardır. Özellikle yabancılar, sürekli sermaye getirip ilave etmekten dolayı rahatsızlıklarını Hazine Müsteşarlığı’na da iletmişlerdir. Yerli veya yabancı olsun yatırımcı, mutlak olarak bilançoda yatırdığı sermayeye oranla, makul bir kar beklentisi içinde olacaktır. Kaldı ki,  ‘Zorunlu trafik sigortasından kar edemiyoruz, bari zarar da etmeyelim’ mantığı ile bakıyorlar. Zarar edecekse, neden ticaret yapsın ki! Hiçbir yatırımcı zarar etmek üzere bir işyeri açmaz. O nedenle global şirketler de yatırımlarına tüm dünya olarak değil, yatırım yaptıkları ülke bazında ayrı ayrı bakarlar diye düşünüyorum.

Ş.K.: Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 2015 yılında ölümlü kaza istatistik sistemini değiştirmesi daha doğrusu uluslararası istatistik sistemini uygulamaya başlamasıyla, Türkiye’deki ölümlü kaza oranının yüzde 100’den fazla bir oranda arttığını gördük. (kaza sonrası yaralanmalarda, 1 aylık süreçteki ölümlerin de istatistiğe eklenmesiyle beraber) Bu istatistik sistemi zorunlu trafik sigortasını nasıl etkiledi?

L.K.: İstatistik sistemimizin uluslararası ölçütlerine getirilmesi tabii ki doğru bir iştir. Belki de gecikmiş bir karardır. Sonuca baktığımızda; özellikle bedeni zararlardaki artış sigorta sektörünü ciddi derecede olumsuz etkiliyor. Ayrıca asgari ücretin artışı da ölümlü ve sürekli sakatlılık hallerinde, yargının vereceği kararlarda, aktüel hesaplarını sigorta şirketleri aleyhinde olumsuz etkilemektedir. Geçmişten gelen yaklaşık 60 bin civarında kapanmamış muallak hasar dosyası olduğunu da düşünürsek, önümüzdeki süreçte sigorta sektörünün 1.4 milyar TL hasar ödeyecek olması da çok önemli bir durumdur.

Röportaj:  Şeref Kılıçlı

Yeniesnaf.com

Son Güncelleme: 19.07.2017 13:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1

banner2