banner129
banner73

SON DAKİKA - Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu'ndan, SAİK Seçimleri Hakkında Açıklama Geldi.

banner124

TÜSAF Başkanı Murat BÜYÜKÇELEBİ, SAİK Seçimleri Hakkında Açıklamalarda bulundu;

SON DAKİKA - Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu'ndan, SAİK Seçimleri Hakkında Açıklama Geldi.
banner92
banner136

Değerli Meslektaşlarım,

Bildiğiniz gibi 13 Ağustos Pazartesi günü SAİK Seçimlerinin en önemli ayağı olan 40 kişilik Sektör Meclisi seçimleri gerçekleştirilecektir.

Çalışma ana gayemiz olan meslek menfaati için son düzlüğe girmiş bulunuyoruz.

Bugüne kadar tüm çalışmamızı mesleğimizin kötü gidişatını ortadan kaldırmak üzere yaptık.

İllegal yapılara göz yumulması, denetim Yapılmaması, düşen gelirlerimiz, ekmek kaygımız, çalışmamızın ve mücadelemizin en önemli nedenleri oldu.

Bunların çözümünü de birlik ve beraberliğin sağlanarak tek vücut olup tek ses çıkararak, lehimize yapılacak olan kanun ve yönetmelik değişiklikleri ile çözülebileceğini her fırsatta söyledik.

"Meslektaşlarımız delegelerini seçerek görevlerini yaptılar, şimdi delegelerimiz yapacakları tercihle mesleğimizin geleceğini belirlemek üzere bu vebali yüklenecekler.

Delegelerin koltuk isteklerinden, yaratılmak istenen algılardan sıyrılıp tamamen mesleki kaygılarımızı ortadan kaldıran ekibe oy vermeleri mesleğin kurtuluşu açısından çok önemlidir.

Bu tür seçimlerde başkanın kim olduğu, geçmişi, mevcut konumunu kendisi için kullanıp kullanmadığı, meslektaşlarıyla aynı kaygıyı taşıyıp taşımadığı, aynı sorunları yaşayıp yaşamadığı, bugüne kadar meslektaşları için ne yaptığı, yeni dönemde hedef ve projelerinin neler olduğunun bilinmesi gerekmektedir.

Bu kriterlere göre seçiminizi yapmanız şüphesiz mesleğimiz için en doğru olandır.”

Sonuç itibariyle Birlikte olmayacaklarını söyleyen iki taraf olan Levent Korkut ve SAİK Eski Başkanı Hüseyin Kasap’ın ekibi birlikteler.

Koltuk derdinde olan, bizimle aynı kaygılara sahip olmayan, 20 yılı aşkın bir süredir acenteleri temsil noktasında aktif rol alanların bize mesleğimize katkı yapmadıkları hepimiz tarafından bilinmektedir.

Meslektaşlarımıza yapacakları seçimle vebal altına girecek olan Delegelerin koltuk isteklerinden, yaratılmaya çalışılan algılardan sıyrılıp tamamen mesleki kaygılarımızı ortadan kaldıran ekibe oy vermeleri kurtuluşumuz açısından çok önemlidir.

Uzun zamandır sektörümüzün sorunlarını ve çözümleri tartışıyoruz. En son yaptığımız çalıştay bir çok konuda genelin taleplerinin neler olduğunu bizlere gösterdi. Yol haritamız ve çözüm önerilerimiz hazır. Diyalog ve tüm tarafların kazanacağı çözüm önerilerimizle kavga etmeden sorunlarımızın büyük bölümünü kısa sürede çözeceğiz. Kısıtlı imkanlarla ve tüm engellemelere rağmen TÜSAF çatısı altında yaptıklarımız ortada (Dergimizin son sayısına bakınız) birlikte ve inanarak acentenin kazanacağı bir süreci hep birlikte inşa edeceğiz. Artık pasifte bekleyen bir meslek olmaktan çıkıp, hakkını alan ve geleceğe güvenle bakan bir meslek olacağız.

--

(İstanbul ile ilişkiler ve son durum)

Bu esnada İstanbul gibi acentelerin sayısal olarak dörtte birini oluşturan bir topluluğu dışarıda bırakmak temsil noktasında içeride bulundurmamak doğru bir yaklaşım olamazdı. Levent Korkut ve ekibiyle iletişim kurduk. Bu süreç yaklaşık 3 yıldır devam ettirilmekteydi. Kendisi ve ekibi (Metin Bengi, Hilmi Orbay ve Hasan Usta) her görüşmemizde (ŞAHİTLER MEVCUTTUR), mesleği kurtarmanın birlik ve beraberlikten geçtiği, benim ve ekip arkadaşlarımın genç ve dinamik olduğunu, her türlü desteği vereceklerini ifade ettiler. Ayrıca görüştüğüm ismini belirttiği duayenlerle beraber olmaktan, konuşmaktan büyük mutluluk duyduğumu belirtmek isterim. Bu nedenle İstanbul SAİK il delegesi seçimlerinde bu ekibi açık şekilde olmasa bile belirli çalışmalarla destekledik. Kimsenin emeğini göz ardı etmiyorum her delege arkadaşımızın alın teri ve çabası bulunuyor, ancak seçimi kazanmalarında ekibin çok önemli çalışması, başta ekibin içindeki tecrübeli meslektaşlarımızın çabaları, SAİK’te Hüseyin Kasap ve ekibiyle beraber olmayacakları taahhütleri ve az da olsa bizim verdiğimiz desteğin payı olduğunu düşünüyorum. Levent Korkut seçimlerden önce ben dahil TÜSAF Yönetim Kurulu üyeleri olan Emin Melih Çırpar ve Bülent Yük’e ve birçok meslektaşımıza, “Ben bu işlerin içinde olmak istemiyorum. Aile hayatım ve zamanla ilgili, enerjimle ilgili sıkıntılarım var, ben SAİK’te olmak istemiyorum aktif çalışamam” cümlelerini defalarca kullandı. Hatta “Ben Meclis Başkanı olurum Murat SAİK Başkanı, İstanbul’dan da 1 SAİK üyesi alır (ki ismini dahi paylaştı) birlikte İstanbul’un içinde olduğu tüm Türkiye’yi kucaklayacak bir yapı gerçekleşmiş olur” şeklide sözcükleri açıkça ifade etti.

Bizde kendisiyle, sözlerine güvenerek destekleyip birliktelik için adımlar attık.

İl Delegesi Seçimlerinin bittiği 5 temmuz Perşembe sonrası, hızlı bir şekilde görüşmek isteyerek sözlerinin arkasında olup olmadıklarını öğrenmek, arkasındalarsa bunu açıklayarak seçim hazırlıklarını başlamayı, verdikleri sözlerde bir değişiklik varsa bilmek istedim.

Bir hafta sonraya çeşitli bahanelerle ertelemek istedi. Israr edince Çarşamba akşamı görüştük. İlk önce “Levent pasif ve sembolik başkan olsun, sen aktif başkan yardımcısı ol, 4 sene sonra sen başkan olursun denildi.” (yemekten sonraki süreçte dönüşümlü başkanlık, ilk yıl LEVENT sonraki yıllar sen olursun gibi tekliflerde geldi) Sonrasında konu Başkanlık değil hızlı ve aktif çalışacak bir ekibin oraya gelmesi, sizin de seçimden önce, sizin teklif ettiğiniz gibi siz Yaşça büyüksünüz Meclis Başkanı olun, istediğiniz gibi bir genç arkadaşı SAİK üyesi yapalım dedim. Bana ŞARTLAR DEĞİŞTİ dediler, Meclis Başkanlığı tamam, Bir SAİK üyesi değil asil de iki olsun, yedek SAİK üyesi de olsun. Sektör meclisinde 6 kişi olsun denildi. 6 sektör meclisi olmaz Türkiye temsili konusunda sorun yaşarız 5 uygundur dedim. Şartları masadan kalkmamak, birlik beraberlik ve İstanbul’un işin içinde olması sebebiyle kabul ettim. Öneriyi kendileri getirmelerine rağmen Pazartesi net cevaplarını vereceklerini ilettiler. Pazartesi Levent bey beni aradı tamamdır denildi. Bir iki gün sonra tekrar aradılar mutabıkız Murat denildi, Ben ziyaretlere başlıyorum dedim, Kendisi de telefonla ararım senin gittiğin yerleri ve en yakın zamanda fotoğraf verip süreci tamamlarız şeklinde konuşuldu.

Bu fotoğraf verme süreci uzatıldı. Devamlı olarak Murat seni TOBB istemiyor bana çok baskı yapılıyor, Süleyman ve Necmi beni arıyor denilmeye başlandı. İlk yemekte de denilmişti, ancak onların önemi yok TOBB da kimmiş, Rıfat bey zaten beni istemez bugüne kadar karşımda oldu. TOBB mu bizi dizayn edecek, Ancak sen yine de TOBB la görüş konuyu çözümle denildi. İlk önce TOBB’un atadığı yeni SAİK Üyesi olan Aydın Ticaret Odası Başkanı Sayın Hakan Ülken’le yanımda kendisi Ege bölgesinde olduğu için TOBB meclis üyeleri İzmir’den Emin Melih Çırpar, Denizli’den Adnan Çelik, Manisa’dan Galip Berk ve Ergül Öztürk ile beraber gittim. Süleyman Özer ve Hüseyin Kasap beni bağımsız birlikçi, ayrılıkçı olarak tanımlayıp algı yaratmışlar. Meclis Başkanlığı ve Ticaret Odası Başkanlığının etkisiyle bir algı oluşturulmuş. Sonuç olarak biz kendimizi ifade ettik. Arkasından da TOBB Başkanı Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu’yla görüşmeye gittik. Geçtiğimiz Çarşamba günü kendisine mevcut durumu ve ekibimizi anlattık. “Anladım bizler bu konuda tarafsız oluruz hayırlı olsun” dedi. Bu sürecin tamamında Levent Bey’i bilgilendirdim. Erzurum’a gidişten, Karadeniz turuna, Kayseri, Kırşehir ve Yozgat seyahatlerine kadar, hatta bazılarında telefonla öncesi ve sonrası Murat Geliyor şeklinde aramalar yaptı, detay konuştu. Ancak yeni yaptıkları ziyaretlerde Beni bilgilendirmedi 21 gündür aramadı söylemleri tamamen gerçekten uzak diğer grupla hareket etmek için söylenen bahanedir. Bunlarında şahitleri mevcuttur. Sosyal medyada beraber olduğumuzu açıklayacağız denildi, arkasından siz de açıklarsınız denildi. Sonra yapılan açıklamada beraber olduğumuz açıklanmadı. Ancak delege seçiminin ilk gününden bizimle yaptıkları görüşmelerin sonrasında devamlı arkadan illeri arayıp nabız yoklayıp, arkadan iş çevirmesini, TOBB seni istemiyor bahaneleri, Son Rıfat Bey’le yapılan görüşme sonucunda ortadan kalkınca ki bu süreçte görüşmem dediği Süleyman Özer’le devamlı görüştüğü, pazarlıklar yaptığını kendisi itiraf etti ve ayrıca tarafıma çeşitli vesilelerle ulaştı. Rıfat Bey’le Çarşamba yapılan görüşmenin hemen arkası Perşembe günü sabah 10:30 ‘da karşı grupla bir araya geldiği ve toplantıyı maalesef organize etmemesi gerekenler tarafından anlaştırıldığı, aslında başından beri bu şekilde çalışıldığı ortaya çıktı. Bu kadar güvenilmez duruma ve arkadan çevrilen oyunlara rağmen masadan kalkmadım. Kalkan taraf onlar oldu. Vicdanen meslektaşlarımıza verdiğimiz birlik ve beraberlik sözünü sonuna kadar yerine getirdik. Sonuç itibariyle Birlikte olmayacaklarını söyleyen iki taraf Levent Korkut ve mevcut SAİK Başkanı Hüseyin Kasap’ın ekibi birliktelerdir.

Sonuç olarak biz sektöre hizmet etmek için söz vermiş bir ekibiz. Güçlüyüz. Mevcut SAİK Başkanı Hüseyin KASAP’ın bazı il delegelerinden oy isterken ifade etiiği “Biz 3 grup çıkarsak Murat bizi sandığa gömer, kendisinin 160 kemik oyu var” söylemi bugün gelinen noktayı daha iyi açıklamaktadır. Meslektaşlarımıza güveniyoruz algı yaratmayla ve yönlendirmelerin etkisinde kalmayacaklarını biliyoruz.

Saygılarımla,

Murat Büyükçelebi

YORUM EKLE
banner71
SIRADAKİ HABER

banner56

banner62

banner81

banner121

banner135

banner63

banner64

banner78

banner120

banner133