banner36

Herkes bilir TVA Kanalında Sigortalı Yaşam programını hazırlayan ve sunan Çetin ERDOĞAN'ın programlarına bende telefon ile konuk olur ve sektörel gelişmeleri değerlendiririm. Sonra bazı fikir ayrılıkları sonucu aramız biraz limoni oldu. Fakat burada ben yayıncı kimliğimle Çetin ERDOĞAN gazeteci kimliğiyle bulunmaktadır. Bazen dilimiz gazeteciyiz diye sürçsede biz yayıncı grubuz.

Herneyse fazla uzatmayalım, Çetin ERDOĞAN'ın TÜSAF'ın bir derneği olan Osmaniye Acenteler Derneği'nin düzenlemiş olduğu toplantıda yaşadıklarını yazdığı köşe yazısında okudum ve çok üzüldüm.

Bakınız bir bölümünü sizlerle paylaşıyorum;

Gelseydi eğer Sayın Ahmet Genç için zihnimde tasarladığım ve acenteleri huzursuz eden tek bir soru vardı soracağım. Bu nedenle TÜSAF'ı kürsüde temsil eden Hanımefendiye tarafsız gazeteci kimliğimle sordum; “son günlerde, sizin de bildiğiniz gibi acenteleri tedirgin eden Noterlerin poliçe tanzim etmeleri ile ilgili söylentiler var, bu güne kadar bu ve benzeri girişimler her ne kadar inkar edilse de sonunda gerçek oldu. Önceden tedbir alacak mısınız? Eylem koyacak mısınız? Ne düşünüyorsunuz?”

Öyle bir cevap aldım ki (!)

Kendimi bir an toplantıyı provoke etmeye çalışan bir kimlik hüviyetinde gördüm. O kibirli, o sert ifadeler karşısında adeta pişmanlık hissine kapıldım. Hele Bülent Yük Beyefendinin "konu kapanmıştır" komutu, sert ifadesi, Meral Jale Bayav Hanımefendinin bana dönerek "lütfen", yani "uzatma" direktifi (!) daha sonra mikrofonu alıp aynı konuda görüş belirtmesi ve bir soruyu neredeyse 10 dakikada sorması.

Keşke davet edilmeseydim ve hatta keşke gelmeseydim kaygısına itti beni.

*

Bu sert ve absürt karşılanmadan sonra benim çok sevdiğim ve kendisinin de beni sevip değer verdiğine inandığım bir acente dostum kulağıma eğilip "Ağabey bunlar senin buraya gelmeni bile istemiyorlardı, hatta seni görünce ne işi var bunun burada dediklerini duydum".

Neden? Diye sordum. Ben hep onlardan yana değil miyim? Desteklemiyor muyum? Hatta TÜSAF seçimlerinde bile destekleyen gazeteci bendim şimdi n'oldu da tavır değişti.

Sebep neymiş biliyor musunuz?

“AGEP le birleşin, daha büyük bir birliktelik oluşturun” çağrım !.

Çok rahatsız etmiş onları.

Seslerini bizden başka kimsenin duyurmadığı bazı acente gruplarının gazetecilere karşı bu şekilde davranışı hiç hoş değildir. Her şeyi bir tarafa bırakın oraya gelen öyle yada böyle sizin misafiriniz. Siz ne istiyorsunuz herkes sadece belli bir derneği mi desteklesin, haaa bizi desteklemeyenlerle küselim mantığındamısınız. İstanbul'da bende AGEPin haberlerini yayınlıyorum ama aynı zamanda AVSAD'ın da haberlerine yer veriyorum. Onlardan hiç böyle bir tepki almadım ve hepsiyle de görüşüyorum. Anlaşılmayan bir nokta var Çetin ERDOĞAN TÜSAF seçimlerinde size destek verirken baş tacıydı şimdi neden bu şekilde bir tepki ile karşılaşıyor. 

Unutmayın sevgili acenteler sesinizi duyuracaksanız sadece sosyal medya yetmiyor. Basını da arkanıza almak zorundasınız, eleştiririm belki ama öyle yada böyle Çetin ERDOĞAN bir gazetecidir. Siz nasıl meslektaşlarınızı savunuyorsanız yapılan haksızlıklarda bizde kendi meslektaşlarımızı savunmaya kalkarız.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1

banner2