Herkesin birbirini sevip saymasını bekleyemezsin . Kimisi seni sevecek , bazıları  sevmeyecektir. Aralarından belirli bir bölümü ise belki tipinden , sözlerinden , mevkisinden  makamından veya  parandan dolayı senden nefret edecektir .  Doğanın kanunu bu ne yapacaksın değiştiremezsin  .  DE-ĞİŞ-MEZ …….  Sigorta sektöründe  dernekler federasyon ve en üst  kuruluşumuz olan SAİK var .   Bilende bu oluşumlara saldırır , bilmeyende . Anlayan da gelişmeler hakkında yorum yapar , sigortanın bir harfinden dahi anlamayan da .Yani dostlar durum vahim . Yani arkadaşlarım bu anlamda durum pek iç açıcı değil.

Şimdi benim bir SAİK yönetim kurulum var . Bu yönetim kurulu ; ülkemdeki 17 bine yakın acenteyi temsil eden en üst makam. Güzel şeyler yapmaya çalıştıkları aşikar .Düşüncelerinin iyi yönde olduğu bir gerçek .  Ama unutmayın ki onlarda birer insan . Yani sen gibi , ben gibi , Çetin gibi Nazlı, Hatice, Hülya ,Kadir ,Osman ,Can gibi birer insan .  Buraya kadar yorum açık , isteyen istediği gibi düşünmekte serbest .

Peki ben ne yapıyorum , ne yapmaya çalışıyorum?  Bakın sevgili arkadaşlarım ,şahsım  LİDER TEŞKİLAT DOKTRİN esasları ile yetişmiş , hayatının önemli bir bölümünde yaşam felsefesinden taviz vermemiş , dün siyah dediğine bugün gri veya beyaz dememiş bir insanım .Bakın insanım diyorum , yani bende hata yapmaya müsait bir kulum ..Herkes gibi senin gibi Hüseyin ve Çetin gibi …Üst kuruluşuma sahip çıkmak tabiDFki elimden geldiği kadar benim asli bir vazifem . Ben genel anlamda Hüseyin KASAP a yapılan eleştirileri çoğu zaman haksız bulup , kendi üslubumca cevaplamaya çalıştım . Bu arada kimsenin avukatı da değilim , sadece HAKSIZLIĞI SEVMEM o kadar …..

Kasap hakkında Can beyin yazdığı  yüksek disipline sevk edildiği konulu haberle ilgili , bende hissettiğim gibi bir yazı yazdım . Bu yazımın anti KASAP’cılar tarafından hoş karşılanmayacağını da bilerek ,düşüncelerimi kaleme aldım. Bazıları yazdı çizdi yorumlar yaptı oh olsun , beter olsun dedi .

Sektörümüzü takip etmeye çalışan , ama sadece iyi bir gazeteci olan sayın Çetin ERDOĞAN bana sorular sordu .Daha Sayın KANTAR  var oda yazacak onu da bekliyorum .

Biz de şahsımıza Çetin ERDOĞAN beyin ,  engin tecrübemize inanarak sormuş olduğu  o sorularını  cevaplayalım o zaman .

                      Soru 1- Sektörde seçilmiş bir İl Delegesine “şirket yalaması” demek sizce ne kadar doğrudur?

Cevap : En az sizin  yazılarınızda ve ekranlarda yapmış olduğunuz hakaretler kadar yanlıştır …

                     Soru 2- SAİK Başkanının bu sözleri nedeniyle TOBB Disiplin Kuruluna sevki anormal bir durum mudur?

 Cevap : Arkadaşlar SAİK başkanı il delegesine hakaret etmiştir. TOBB Disiplin kurulu hakaret davalarına bakmaz 

                    Soru 3- İlgilisiyle yaptığım görüşmede durum ayrıca zaten Hukuka da intikal ettirilmiş durumda.

Cevap : Hayırlısı olsun keşke olay böyle bir sürece girmese idi . Bu sebeplere gelmesinde dahliniz oldukça büyük .Çünkü hadiseyi kaşıyan ve kanatanlar üst kurumumuzu ve başkanını devamlı karalayanlar arasındasınız . 

                    Soru 4- Sizin tabirinizle “tepe kuruluş” Başkanının bir süre sonra özür dilediği doğrudur. Ancak kendi iradesi ile değil mevcut delegelerin baskısıyla özür dilemiştir. Bilginiz dâhilin de olduğunu tahmin ettiğim bu konuyu da kaleme almanız gerekmiyor mu? Ayrıca hakaretten sonra yapılan özür sizce hafifletici bir neden midir?

Cevap :  Sayın Erdoğan özür dilemek erdemlilik göstergesidir. Öyle veya böyle olgun bir davranıştır . Sonra kimse baskı ile KASAP ‘a özür diletemez . Özür dilemiş ise içinden gelerek bunu gerçekleştirmiştir  . Daha ne yapması lazım diz üstü çöküp yalvaracak mı ? Siz hakaret ettiğiniz insanlardan özür dilediniz mi ? En azından Hüseyin bey dilemiş. 

                  Soru 5- Şahsınıza ait yazıp çizdiğiniz bir internet sayfanız var. Yani bir şekilde siz de internet gazeteciliği yapıyorsunuz. SAİK Başkanının Adanalı gazeteciler için “bunlara parayı ver düdüğü çaldır” cümlesi hakkında ki görüşlerinizi de alabilir miyim?

Cevap : Bence  Adanalı gazeteciler  cümlesinde geçen kişi sizsiniz .Tüm camiaya mal etmek kesinlikle yanlış olur . Gazetecilik onurlu bir meslektir . Bilip bilmeden yazıp çizilme ile yapılacak bir hadise değildir. Basının büyük bir bölümü de çok üzgünüm ki şahsi kaprisleri ve egoları  yüzünden , kamuoyuna aktarılacak bilgileri yalan yanlış yaparlar . Sizinde Hüseyin Kasap la ilgili bakış açınızda  pek dostane değildir . Sizin yapmış olduğunuz hakaretlere karşı söylenmiş olan bir söz olarak algılayın . Siz hakaret edin oh ne güzel hiç bir şey yok , size parayı ver düdüğü çaldır densin  , hemen ateşlenin , yok öyle tek taraflı bir dünya .

                 Soru 6- Disiplin Kuruluna sevk edilen şahıs sıradan bir insan değil SAİK Başkanı, “şok” cümlesi (ki ben böyle başlıklı bir haber görmedim veya gözümden kaçmış olabilir) abartılı olabilir. Ancak sizce haber değeri taşımıyor mu? Gerçekten sektörde şok etkisi yaratmamış mıdır?

Cevap :  Elbette haber değeri yüksek ,nihayetinde SAİK  Başkanı . Tamam başlığı atarsın yüksek disipline sevk edildi de  , dersin ama içeriğine de olanı biteni ve TOBB yüksek disiplin kurulunun nasıl işlediğini ve ne işe yaradığını  yazarsın . Yok disiplin kuruluna sevk, sigortacılık faaliyetlerinden dolayı yalan dolan hile hurda vs şeyler ise sözümü geri alıyorum. İstediğin gibi başlıkta atar istediğin gibi yazılar da yazarsın . 

               Soru 7- Bugüne kadar bu yüz kızartıcı nedenlerle TOBB Disiplin Kuruluna sevk edilen kaç SAİK Başkanı tanıyorsunuz?

Cevap :  Önce size yüz kızartan suçların bazılarını yazayım ;tahmin ediyorum ki bilmiyorsunuz , görevi kötüye kullanma suçu,sarkıntılık yapmak , insan kaçırmak , hileli iflas, zimmet ve irtikapta bulunmak , rüşvet almak vermek , hırsızlık dolandırıcılık ve sahtecilik yapmak , inancı kötüye kullanmak , nitelikli dolandırıcılık yapmak .  Şirket yalaması demek yüz kızartan bir suç değildir sadece an itibariyle söylenmiş , sizinde yayınlarınızda çokça yaptığınız gibi ,  sarf edilmemesi gereken bir cümledir. 

              Soru 8- Ve son soru; Sizce SAİK Başkanının disiplin kuruluna sevki her hangi bir ceza almasa dahi, kurumun kendiliğinden itibarsızlaştırılması değil midir ?

Sadece engin bilgi ve tecrübelerinize dayanarak ve haddim olmayarak sorduğum, yukarıdaki soruların tarafınızdan cevaplandırılması , Kamuoyunun bilgilenmesi için yeterli olacaktır.

Cevap : Başkanın TOBB Yüksek Disipline sevki hakkında  bilgiler verdim . Benim üst kurulum bu sebeple itibarsızlaştırılamaz . Benim çatı örgütümün sizlerin istediği tarzda karalanması itibarsız hale gelmesi şu durumda zaten mümkün değildir. Yapabildiklerini anlatan yapmaya çalıştıklarını dile getiren , yetkileri hakkında bilgi veren TOBB içerisin de seçimle oturmuş bir başkana , yönetim kuruluna yapılan haksızlıkları ve karalamaları da vicdanlarınıza havale ediyorum .

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1

banner2