Komşudan dersler.

İçiniz kor gibi yanarken susmak, acıların en beteridir.             

Garcia Lorca              

Geçtiğimiz günler de komşumuz Yunanistan son yılların en büyük yangın felaketi ile karşılaştı. Öncelikle yaşamlarını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diler, yaralıların ve yangından zarar görenlerin acılarını paylaştığımı belirtmek isterim.

 Sözünü ettiğim yangın felaketi Atinalıların yazlık evlerinin, otel ve turistik tesislerin bulunduğu Mati semtinde ormanlık arazi de meydana geldi ve kısa süre de yerleşim merkezlerine sıçradı meydana gelen felakette en az 100 ev ve 200 araç kül oldu en acısı da felakette şu ana kadar 88 kişi hayatını kaybetti yaralı sayısı ise 150’nin üzerinde ve halen bir çok kayıp kişi olduğu söyleniyor.

Yeni gelen haberlere göre yangın elektrik kablolarından çıkıyor fakat bu sadece yangının çıkış sebebi olayın bir facia boyutuna gelmesinin ise çok daha farklı sebepleri var.

Yunan basınına yansıyan haberlere göre faciaya sebep olan iki büyük etken var. Birincisi kaçak yapılaşma ikincisi ise kemer sıkma politikaları.

Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos da , yangın bölgesindeki kaçak yapılaşmanın felaketin büyümesine yol açtığını söyledi. Kaçak yapıların ormanlık bölgeye çok yakın olması ve denize kaçış yollarını tıkamasının, can kayıplarını artırdığı ne yazık ki felaketten sonra tespit edildi.Ve yine ne yazıktır ki Yunanistan Başbakanı Çipras yaptığı son açıklama da kaçak yapılaşma ile ilgili hızlı bir şekilde adım atılacağını söyledi.

Kemer sıkma politikaları ise sadece bu günün konusu değil 10 Mayıs tarihinde ‘Yangın Güvenliği ve Ormanların Korunması’ başlıklı konferansta bir itfaiye müdürü tarafından dile getirilen gerçeklerden bazıları aşağıda ki gibidir.

• 2010’dan itibaren tüm hükümetler  kemer sıkma tedbirleri uygulamışlardır.

• 2009’da bütçeden 500 milyon avro ayrılmıştır.Bu rakam 2018’de 397 milyon avroya düşürülmüştür. Bu kesinti işgücünden, teknik donanıma kadar her şeye yansımıştır.

• Kesintiler neticesinde itfaiyeciler temel koruyucu teçhizattan mahrum kalmış durumdadır.

En acısı bu işi yapan itfaiyeciler iddialara göre yedi yıldır ne yeni bir kask ne de yeni bot dahi alamamış durumdadır. İtfaiye kadrolarının sözleşmeli kadrolara çevrilmesi sonucunda da çok ciddi bir iş gücü ve eğitim açığı meydana gelmiştir.

Yukarıda bahsettiğim iki büyük etkenle  bir çok ülke de karşılaşmak mümkündür. Ülkemizde de yaşanan bazı felaketlerden sonra bir çoğumuz felaket geliyorum demiş tabirini çok sık kullanırız.

Felaketler ile daha sık karşılaşmamak için kanunlara uygun hareket etmeli kanun dışı uygulamalara hiçbir şekilde izin vermemeli ve insan hayatını tehlikeye atacak alanlarda hiçbir zaman kemer sıkma politikaları uygulamamalıyız. İstenirse kemer sıkılacak bir çok alan bulunabileceğinden şüphem yoktur.

YORUM EKLE

banner56

banner62

banner135

banner63

banner64

banner78