banner73

Markanın ilk SUV modeli : Stelvio! Alfa Romeo markasının ilk SUV modeli olan Stelvio'ya merhaba deyin.

Evet yanlış okumadınız Alfa Romeo markasının ilk SUV modeli kendileri.

Markanın ilk SUV modeli : Stelvio! Alfa Romeo markasının ilk SUV modeli olan Stelvio'ya merhaba deyin.
banner92

Evet yanlış okumadınız Alfa Romeo markasının ilk SUV modeli kendileri. Bu yüzden sanırım bu kadar yakışıklı ve dikkat çeken bir duruşa sahip. Otomobille ilk tanışmamız 2016 yılında düzenlenen Los Angeles Auto Show Fuarı’nda olmuştu. Sonrasında İtalya’da bulunana Cassiona Fabrikası’nda üretimine 2016 yılının sonunda başlandı.

Otomobil markanın lüks sedanı olan Gulia ile aynı platforma sahip ve aracın dinamizmi de buradan geliyor. Ayrıca FCA için önemli bir alt yapı olan bu platform Maserati, Dodge ve Jeep markalarıyla ortak olarak kullanılıyor.

Stelvio’yu dışarıdan ilk defa gördüğünüzde bu otomobilin bir İtalyan olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Önden araca baktığınızda Gulia’yı andıran farlar, geniş üçgen motor ızgarası ve girintili çıkıntılı bir tampon sizi karşılıyor. Bu üç detay Stelvio’yı hem şık hem de performanslı bir otomobil görünümüne kavuşturuyor.

Otomobilin yanına geçtiğinizde ise 5×2 kollu toplamda 10 kollu, 20 inç jantlar sizi karşılıyor. Otomobilin sade yan profili ve yuvarlak hatları onu tanımlamanız için geçerli sıfatlar olabiliyor.

Aracın arkasına göz attığınızda ise Stelvio yazısı size bir güven veriyor. Yazının fontundan diyeceğim ama daha çok ismin çekiciliğinden… Gri çerçeveli ve çift çıkışlı egzoz difüzörü, Q4 logosu ve otomobilin bütününü yansıtan tasarımlı stoplar sizi karşılıyor.

Uzun bagaj kapağı da otomobilin yükleme eşiğini en aza indirmiş…

Otomobilin boyutlarına değinecek olursak Stelvio, 4687 mm. uzunluğunda, 1903 mm. genişliğinde ve 1671 mm. yüksekliğinde. Otomobilin aks mesafesi 2818 mm. iken bagaj hacmi de 525 litre. Toplam ağırlığı da 1660 kg!

Stelvio’nun içerisine geçtiğinizde ise ahşap temalı bir ön konsol size merhaba diyor. Tam bir spor otomobil formatında yerleştirilmiş olan konsolda düğme kalabalığı yok.

Vites kolunun hemen arkasında bulunan üç yuvarlak tuş sayesinde otomobilin sürüş modlarını, multimedya sistemini ve ses sistemini kontrol edebiliyorsunuz.

Üç kollu ve şık tasarımlı direksiyon Gulia’dan tanıdık. Direksiyonun hemen arkasında kalan göstergeleri okumak oldukça kolay.

Direksiyonun hemen arkasında olan vites değiştirme kulakçıkları sizi süper spor otomobil kullanıyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Ayrıca + ve – ye aynı anda bastığınızda vites Ferrari’de olduğu gibi N pozisyonuna geçiyor.

Ancak bu kulakçıkların kullanımı parmağınızın direksiyonla arasına sıkışmasına sebep olabiliyor.

Stelvio’nun konsoluna gizlenmiş gibi duran ama bugüne kadar gördüğün en şık kamuflaja sahip olan bu multimedya ekranı bana sorarsanız tasarımı haricinde oldukça kullanışsız. Özellikle geri viteste bölünen ekran park esnasında işinizi zorlaştırıyor. Ayrıca genel olarak koyu bir parlaklığı olması da biraz sıkıcı olmuş.

Stelvio’nun direksiyonu üzerinde bulunan motor çalıştırma düğmesine bastığınızda ise 2 litrelik turbo motor size merhaba diyor.

4 silindirli turbo beslemeli bu motor 280 beygir güç ve 400 Nm tork üretiyor. 8 ileri, ZF imzalı tam otomatik şanzıman ise bu gücü 4 tekerleğe birden sorunsuz bir biçimde iletmeyi başarıyor. Bu motor sayesinde Stelvio 0’dan 100 km/s hıza 5.7 saniyede ulaşıyor.

Her zaman söylenilen bir kavram vardır “İtalyanlar fazla yakar” diye, Stelvio’da da durum pek farklı değil. Otomobil size 3 farklı sürüş sunuyor Dynamic, Natural ve Advanced Efficiency isimlerinde. Dinamik mod sayesinde otomobili daha iyi hissedebiliyorken, Natural mod size daha gündelik bir kullanım sunuyor. Advanced Efficiency ise Stelvio’nun en az tüketecek modu. Otomobilin fabrika verisi olarak tüketim değeri 7 lt / 100 km! Ben kullandığım süre boyunca da otomobilin tüketimi 14 lt / 100 km’den aşağıya düşmedi. Biraz dikkatsiz kullandığımı burada açıklamam da fayda var ve son olarak en ekonomik mod ile de sürüşüm pek uzun olmadı diyebilirim.

Bu değer sizin sürüş karakterinize göre 10 lt / 100 km seviyelerine gerileyebilir ancak 10 lt’nin altı biraz zor diyebilirim.

Stelvio’nun koltuğuna oturduğumda ilk hissettiğim şey yerden yüksek bir spor otomobil içerisinde olduğumdu. Otomobilin direksiyonu, sürüş pozisyonu, ve koltukları size bunları rahatlık hissettiriyor.

Hareket etmeye başladığınızda ise direksiyonun keskinliğine inanmanız olabildiğince zor oluyor. Benim hayatımda kullandığım en keskin direksiyon diyebilirim. Her hareketinize kesin bir tepki verebilen direksiyon özellikle performanslı kullanımlarda orta ölçekli bir SUV’yi çok iyi bir  biçimde elinizde tutmanızı sağlıyor.

Dynamic mod ile hızımı arttırdığımda ise otomobilin gaz tepkileri de direksiyonla birlikte keskinleşiyor. Vİraj çıkışlarında ihtiraslarıma yenik düşüp gaza fazla basmam sonucunda ise otomobilin arka lastiklerinin daha fazla kaydığını hissediyorum. Stelvio görünümünden fazla performans sunan bir SUV olarak listeme eklendi, diyebilirim.

Bu spor karakterli SUV’den satın almak isterseniz 2 litrelik 280 beygir güç üreten versiyonu satın almanız gerekiyor. Bu otomobilin anahtar teslim fiyatı ise 530 bin tl!

YORUM EKLE
banner71
SIRADAKİ HABER

banner56

banner62

banner81

banner63

banner64

banner78