banner134
banner73

Niro’ya merhaba deyin.

banner124

Markanın kompakt SUV segmentinde yer alan modeli Niro’ya merhaba deyin.

Niro’ya merhaba deyin.
banner92
banner136

Markanın kompakt SUV segmentinde yer alan modeli Niro’ya merhaba deyin. Niro sizinde spottan fark ettiğiniz gibi hem elektrikli hem de benzinli motora sahip bir SUV olma özelliği taşıyor.

Araca dışarıdan baktığınızda çekik gözlü ve hafif bir agresiflik bakışlı bir otomobil olduğunu sezmeniz oldukça normal. Ön tamponda yer alan gündüz ledleri biraz kaybolmuş gibi gözükse de işini yerine getirmeyi başarıyor.

Motor ızgarasının parlak siyah renkte olması ve bu bölümde kullanılan krom çerçeve işi biraz daha premiuma götürse de o noktalara erişmek içim çıta ve renkle olması oldukça zor.

Otomobilin yanına geçtiğinizde ise gövdeye göre ilk önce gözünüze küçük gelen jantlarla tanışıyorsunuz. Dinamik bir tasarım çizgisine sahip olan bu jantlar, Niro’nun sade gövdesini olduğundan daha hareketli göstermek için elinden geleni yapıyor. Ancak Niro’nun bir SUV olarak geçmesi ve yerden yüksekliğinin dışarıdan bu kadar az gözükmesi kullanıcısını düşündürecek tarzda. Ayrıca dört tekerlekten çekiş özelliğinin de olmaması SUV mu yoksa yerden yüksek bir SW mi bu araç diye soru işareti oluşturuyor.

Niro’nun arkasına geçtiğinizde ise otomobilin küt bir biçimde sonlandırıldığını fark ediyorsunuz. Çift parçalı ve yere paralel olan stoplar arka kısmı olduğundan daha geniş göstermiş durumda.

Otomobilin arka kısmında en çok dikkat çeken diğer bir hususta aracın tamponu ve egzoz difüzörü. Çift renkli olan tampon, havanın daha rahat geçmesi için tasarlanmış olan egzoz difüzörüyle iyi bir uyum yakalamış durumda.

Gelelim Niro’nun ölçülerine. Otomobilin uzunluğu 4355 mm, genişliği 1805 mm ve yüksekliği 1545 mm ölçülerinde. Bu detaylarla birlikte otomobilin aks mesafesi 2700 mm iken, 421 litre de bagaj hacmine sahip.

Niro’nun sürücü kapısını açıp içine geçtiğinizde ise, tuşlarla dolu olan üç kollu direksiyon ve küçücük bir multimedya ekranı sizi karşılıyor.

Direksiyon üzerindeki tuşlarda gösterge tablosu üzerindeki ekranı, hız sabitleme sistemini ve ses sistemini kolayca kontrol edebiliyorsunuz.

Dokunmatik ekran üzerinden ise sadece multimedya sistemini kontrol edebiliyorsunuz.

Gösterge tablosuna dikkatlice baktığınızda, standart otomobillerden farklı bir detayla karşılaşıyorsunuz. Motor devri göstergesinin olduğu yerde Niro, hibrit sürüşünüzü kolaylaştıracak farklı bir göstergeyi sizinle buluşturuyor. Charge, Eco ve Power bölümlerine ayrılmış olan bu gösterge üzerinden ayağınız gaz pedalında iken neler olduğunu görebiliyorsunuz.

Tablonun ortasında yer alan ekran üzerinden ise yol bilgisayarına ve enerji akışına rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz.

Niro’nun motor kaputunu açtığınızda ise karşınıza bir elektrikli ve benzinli motor çıkıyor. 1.6 litrelik benzinli motor 105 beygir güç ve 147 Nm tork üretirken, elektrikli motor 43.5 beygir güç ve 170 Nm tork üretiyor. Her ikisinin toplamı ise 141 beygir güçle 265 Nm tork üreten bir sonuç oluşturuyor. Gücün aktarma görevini ise Hyundai’den de tanıdığımız 7 ileri DCT şanzıman yerine getiriyor.

Sürüş esnasında hissettiklerime gelecek olursak, durumlar biraz karışık. Karışıklığın asıl sebebi aslına bakarsanız gaza basma şiddetinizle doğru orantılı. Eğer sakin sürüş karakterine sahip bir sürücüyseniz elektrik motoruyla maksimum mesafe kat edebilirsiniz. Ancak gaz pedalı hassasiyeti biraz daha agresif ise, elektrikli motorla birlikte benzinli motor da sürekli olarak devreye girecektir.

Benzinli motor çalıştığı iki durum var dikkatimi çeken yani benzinli motorun ne iş yaptığıyla ilgili… Birinci durumda elektrik motoruna ek bir güçle aracı hareket ettirmek için çalışan motor, bir diğer durumda da aracın elektrik motorunun gücünü aldığı pilleri doldurmak için devreye giriyor. Kısacası tam gaz yaptığınızda otomobil hem elektrik hem de benzinli motoru çalıştırıp gidebiliyor ve siz de 141 beygir gücü tamamen hissedebiliyorsunuz…

Sakin kullanımlarda ise elektrik motoru size elinden geldiği kadar yardım ediyor. Özellikle eğer ayağınızı iyi ayarlayabilirseniz yokuşları bile kolaylıkla elektrik gücüyle çıkabiliyorsunuz. Kendi kendini şarj edebilen sistem benzinli motor çalışırken ayağınızı gazdan çektiğiniz durumlarda rejeneratif olarak çalışarak pilleri şarj edebiliyor. Bu sırada frene bastığınızda ise şarj hızı artıyor. Niro’nun rakibi olan bazı markalar özellikle ayağınızı gazdan çektiğinizde(özellikle yokuş aşağı inerken) aracın motor freni yapması için farklı bir sistem geliştirmişler ve bu durumlarda isterseniz vitesi bu konuma getirip aracın hızlanmasına engel olabiliyorsunuz. Ancak Niro’da böyle bir ekstra durum söz konusu değil. Eğer aracın hızlanmasını istemiyorsanız ayağınız fren pedalıyla temas ediyor olması gerekiyor.

Niro’nun kabininin rüzgar, yol ve motor sesi bakımından işini iyi yaptığını söyleyebilirim. Süspansiyon konusunda da ne çok iyi ne de çok kötü demem de fayda var ama bana sürüş boyunca sorun yaratmadılar ki sizede yaratacağını düşünmüyorum. Ancak 18 inçlik jantların üzerinde bulunan düşük profilli lastikler konfor açısından kimi zaman işinizi zorlaştırabiliyor.

Otomobille performanslı bir kullanım düşünmemenizde fayda var. Niro hibrit sistemiyle daha fazla ekonomiklik daha az performans olarak çalışıyor.  Bu sayede de otomobille şehir içinde geçtiğim 400 km mesafe sonucunda tüketim değerim 5.1 lt / 100 km idi. Bu değer günümüzde satın alabileceğiniz benzinli ve dizel otomobillerin çoğundan daha az bir tüketim anlamına geliyor. Günümüz benzin litre fiyatlarıyla da kilometrede 35 kuruş benzin tüketmiş oluyorum…

Otomobilin motoru 1.6 litre hacminde olduğu için devlet teşviğinden faydalanmıyor. MTV’si de 1.6 litrelik motor hacmi üzerinden hesaplanıyor. Niro gibi bir otomobil satın almak isterseniz ise etiket fiyatı 179 bin 900 tl’den başlıyor 200 bin tl’ye kadar uzanıyor.

YORUM EKLE
banner71
SIRADAKİ HABER

banner56

banner62

banner81

banner121

banner135

banner63

banner64

banner78

banner120

banner133