banner134

Çinli büyük şirketler TL'deki değer kaybının ardından sigorta sektöründe yatırım fırsatı arıyor.

banner124

ABD ile ticaret savaşıyla karşı karşıya olan Çin, Türkiye ile ekonomik ilişkilerini güçlendirme yolunda ilerlerken, kaynaklar Çin'in en büyük şirketlerinin de bulunduğu yatırımcı gruplarının, TL'deki sert değer kaybıyla ucuz konuma geçen Türk şirketlerinde yatırım olanakları için Ağustos'tan itibaren beklenmedik bir yoğunlukla görüşmelere başladığını belirtiyorlar.

Çinli büyük şirketler TL'deki değer kaybının ardından sigorta sektöründe yatırım fırsatı arıyor.
banner92
banner136

Kaynaklar Çin'den gelen grupların toplantılarını uluslararası yatırım bankalarının organize söylüyorlar.

Yatırımcı toplantıları hakkında bilgi sahibi dört kaynağın Reuters'a verdiği bilgiye göre Çinli şirketlerin ilgilendiği sektörler arasında altyapı, madencilik ve enerjinin yanı sıra sigorta ve perakende gibi daha önceden hiç ilgilenmedikleri sektörler de bulunuyor.

Kaynaklar Çin'in ABD ile içerisinde olduğu ticaret savaşı nedeniyle alternatif yatırım imkanları arayışında olduğunu, bu alternatiflerden birinin de Kuşak ve Yol projesinde yer alan Türkiye'de yatırımlarını canlandırmak olabileceğini belirtiyorlar.

Üç kaynağın verdiği bilgiye göre toplantılara katılan Çinli şirketler arasında ülkenin lokomotif şirketlerinden China Life Insurance 601628.SS , China Merchants Holdings ve Alibaba BABA.N gibi isimler bulunuyor.

Reuters'ın sorularına Alibaba geleceğe yönelik yatırım planları hakkındaki bilgi veremeyeceği cevabını verdi. China Life Insurance sorulara cevap vermedi. China Merchants'a ulaşılamadı.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, "Çinli şirketlerin ziyaretleri TL'deki değer kaybının bu yıl doruk noktaya ulaştığı Ağustos ortasında başladı" dedi.

İkinci bir kaynak ise, "Hızlı toplantılar turu oldu. Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna da bakıyorlar... Özellikle Alibaba'nın ilgisi Amazon'un Türkiye girmesinden sonra daha da arttı" dedi.

Yüksek enflasyon ve cari açık gibi bozulan makro dengeler, şirketlerin artan döviz borcu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın faiz karşıtı söylemlerine bağlı olarak TCMB'nin para politikasının bağımsızlığına yönelik soru işaretleri gibi unsurların yanı sıra ABD ile ilişkiler kaynaklı siyasi ve bölgedeki jeopolitik riskler dolar/TL'nin Ağustos ayında 7.24 ile tarihi rekorunu görmesine neden oldu.

Bu seviye ile TL'nin dolar karşısındaki değer kaybı da yılbaşına göre yüzde 47.5 oldu. TCMB'nin 13 Eylül'deki para politikası toplantısında politika faizini 625 baz puan artırması ardından ise kayıplar bir miktar azalarak bugün itibariyle yüzde 37 civarında bulunuyor.

Çinli şirketlerin ABD'li yatırım bankalarının ayarladığı toplantılarda büyük grup ve holdinglerle görüştüklerini ifade eden bir kaynak, "Sadece bir haftada dört Çinli grup ile görüştük. Morgan Stanley, JP Morgan, Goldman Sachs gibi büyük yatırım bankalarının düzenlediği organizasyonlarla Türkiye'de 20'den fazla görüşmeler yaptılar. Hemen hemen her şeye bakıyorlar" dedi.

Türkiye'deki şirketler, TL'nin bu yıl hızlanarak yıl başından bu yana ardından kağıt üzerinde eskisine kıyasla daha ucuz görünüyorlar.

Ekonomide öngörülen yavaşlama ve buna bağlı olarak talepte öngörülen azalma şirketlerin değerlemeleri üzerinde baskı oluştursa da Türk varlıkların ucuzlaması yabancı yatırımcıda ilgi uyandırıyor.

Kaynaklar Çin tarafı için Türkiye'nin diğer bir çekiciliğinin de yatırımları çeşitlendirmek olduğunu belirtiyorlar. Donald Trump'ın geçen yıl ABD başkanı olmasının ardından ülkesinin dış ticaret açığı verdiği Çin başta olmak üzere birçok ülkeden ithal ürünlere ek gümrük vergisi getirdi. ABD Çin'den ithal ettiği ürünlerin yarısından fazlasına ek vergi getirmiş durumda.

Kaynaklar ABD'nin geçmiş yıllardaki ticaret politikasından ayrılması üzerine Çin'in yatırım yaptığı yerleri çeşitlendirmek isteyebileceğine dikkat çekiyorlar.

YENİ ALANLAR

Çinli şirketler ilk olarak Çin devletinin Kuşak ve Yol adı verdiği yabancı ülkelerle işbirliği inisiyatifi kapsamında Türkiye'ye ilgilerini artırdı.

Çin devletinin bu inisiyatife ağırlık verdiği 2015 yılından bu yana çeşitli Çinli şirketler Türkiye'de altyapı, madencilik ve bankacılık gibi stratejik olarak gördüğü alanlarda satın alma için inceleme yapıyorlar veya satın alma da yapmış durumdalar.

Ancak kaynaklar geçen aydan bu yana süregelen görüşmelerde Çinli şirketlerin yeni alanlara da baktıklarını ifade ediyorlar.

Üçüncü bir kaynak geçtiğimiz günlerde bazı Çinli yatırımcılarla görüştüklerini belirterek, "Ancak henüz bitmiş bir işlem yok... Çin kaynaklı çeşitli enerji şirketleri yerel partnerler ile beraber finansal borcunu servis etmekte zorlanan enerji üretim santralleri ile ilgileniyorlar" dedi.

Aynı kaynak, madencilik tarafında da Çinli şirketlerin arayışlarının mevcut olduğunu işaret ederek, adını vermediği bir şirket ile görüşmelerin belirli bir seviyeye geldiğini söyledi.

Türkiye'de mali açıdan zor durumda olan sektörlerin baş sıralarında enerji yer alıyor. Girdi maliyetleri dövize endeksli olan ve yatırımlar için döviz cinsi kredi kullanan enerji şirketleri TL cinsi gelirlerle borçlarını servis etmekte zorlanıyorlar.

Türkiye'ye yatırım yapan Çinli şirketlerin açıklamaları Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyaya açılma kapısı olarak gördüklerine de işaret ediyor.

Alibaba Trendyol'a yatırım yaptığı açıklamasında, "Türkiye önemli ve heyecan verici bir pazar... Trendyol ile Türkiye ve bölgede e-ticaret ve dijital ödeme alanlarında önemli fırsatlar yaratacağız" demişti.

BELİRLİ BÜYÜKLÜĞÜN ÜZERİNDE FİRMALARA İLGİ

Kaynaklardan ikisi ise Çinli şirketlerin sadece belirli bir büyüklüğün üzerindeki firmalara ilgi duyduklarını ifade etti, ancak hangi ölçekte yatırımlarla ilgilendiğini belirtmedi.

Çin'den gelen açıklanmış büyük boyutlu pek fazla yatırım bulunmuyor. Son olarak Çinli e-perakende şirketi Alibaba Haziran ayında Trendyol'u satın aldı. Geçen yıllarda ise Çinli şirketlerin yatırımları arasında ZTE'nin Netaş'ta, COSCO ve CIC Capital'in Kumport'ta, ICBC ise Tekstilbank'ta yaptığı alımlar bulunuyor. Bank of China ise geçen yıldan bu yana Türkiye'de faaliyet gösteriyor. (Habere katkıda bulunan Birsen Altaylı, Cate Cadell, Shu Zang; Redaksiyon Birsen Altaylı)

Kaynak

YORUM EKLE
banner71
SIRADAKİ HABER

banner56

banner62

banner81

banner121

banner135

banner63

banner64

banner78

banner120

banner133