banner70
banner73

Servet GÜRKAN: Hoşçakal 2017, Merhaba 2018...

Bir yıl daha bitiyor, 2017 yılına veda edip 2018 yılına hoşgeldin dediğimiz bu günlerde nedense hep hüzünlenir ve telaşa kapılırım. Sanki hep bir şeyler eksik kalmış, işlerimi tamamlayamamış, gerekenleri yapamamış gibi hissederim hep. Telaşımın ana kaynağıda 39 yıllık meslek hayatımda hep yaşadığım aynı tecrübedir ve bu güne kadar bu hiç değişmemiştir.

Servet GÜRKAN: Hoşçakal 2017, Merhaba 2018...
banner79

Önce kime yeni yıl kartı gönderilecek, kartlar/zarflar hazırmı, hediyeler  tamammı, adresler doğrumu, şirkette yapılacak yeni yıl kutlama programı vb olağan telaşlar yaşanır. Ama telaşın kaynağının bundan daha önemli ve etkilisi de vardır. Nedense 29-30-31 Aralık günleri bir çok kişi arayarak ya mevcut poliçesini artan yeni değerler ve daha düşük maliyetlerle yenilenmesini, yada yeni bir varlığının en uygun ve en ekonomik şartlarla sigortalanmasını ister. Tabii bu talebini yaparken de 31 Aralık gece yarısından sonra poliçesi olmazsa riskin açıkta kalacağı önemli notunu da eklemeyi unutmaz. Neden böyle olur bilmiyorum ama hep böyle olur. Ne büyük bir manevi baskıdır bu, inanın yaşamayan bilemez. Önemli bir dost ve/veya müşterinizin milyonlarca TL lik riski açıkta kalacak ve bir şey olursa sizde bundan manevi olarak, belkide maddi olarak da, sorumlu olacaksınız.Tabii burada araba, konut sigortalarından bahsetmiyoruz. Büyük ticari ve sınai rizikolardan bahsediyoruz. Yani yurtışı reasürans desteği de gerektiren işler. Yurtdışı piyasaları Noel ve yeni yıl nedeniyle 23 Aralık’tan sonra kapalıdır, underwriter’lar çok zor bulunur veya bulunamaz. Sigorta şirketleride reasürans teminati sağlanmadan poliçe düzenlemez. Siz ortada bir çözüm bulmak için oradan oraya koşar durursunuz. Ama ne hikmetse 2 Ocak da her şey tamamlanır, yaşanan stres ve yorgunluk yerini işi başarmış olmanın tatlı rehavetine bırakır. İşte o zaman Yeni yıla tüm kalbinizle “Hoş geldin Yeni yıl” dersiniz.

Bu duygusal havadan çıkar çıkmaz 2017 sigortacılık için neler getirdi diye düşünüp hatırlamaya çalışırsınız. Gözünüzün önünde takvim yaprakları ve üzerindeki notlar sırayla geçer;

-Trafik Sigortasındaki tartışmalar, yeni düzenlemeler. Tavan Fiyat uygulanması ve Havuz kurulması ve uygulamaları,

-Kefalet Sigortalarının uygulamaya başlanması ve ilgili mevzuatın yayınlanması

-Katılım Sigortacılığı kuruluş ve çalışma esasları ile ilgili düzenlemelerin yapılması

-Sigorta Şirketlerinin karlılıklarına etki yapacak ayıracakları karşılıklarla ilgili yeni düzenlemeler

-Tarsim yeni uygulama ve yönetmeliği,

-Kefalet sigortasının KİK yasasında teminat olarak kabul edilmesi

-Nükleer Sigortalar Havuzu kurulması çalışmalarının başlaması vb.

2017 ile ilgili en önemli gösterge  9 ay sonu itibariyle üretilen 33 Milyar TL prim ile 21 Milyar TL hasar ödemesi. Bir miktar büyüme görülüyor ancak yıl sonu itibariyle prim üretiminin 45 Milyar TL civarında olacağı varsayılırsa  USD karşılığı olarak 11 Milyar USD ye ulaşılmış olacak ki kişi başına düşen primin  135 USD olacağı hesaplandığında prim üretiminin henüz arzu edilen seviyelerin çok altında olduğu görülmektedir. Bunu doğrulayan diğer bir veri de 7 Milyon adet sigortasız araç olduğudur. Aynı durum konutlar ve işyerleri içinde geçerli. Sigortalı konut ve işyeri adetleride olması gerekenin çok altında.

Bu nedenle sektör olarak daha çok çalışmak durumundayız. Inovasyona dayalı yeni uygulamalar, daha karlı daha verimli operasyonlar ve en önemlisi hizmetin kaliteli verilmesi. Kültürümüzde malesef eğitim hep “korku” olgusu kullanılarak yapılmakta.”yapmazsan …. olursun” “almazsan …. yaparlar” “çözemessen ….giremezsin” vb hep cezalandırma ve korkutma ile insanları eğitmeye çalışıyoruz. Diş macunu reklamında bile dişin düştüğü veya kanadığı temaları işleniyor kişiler diş macunu kullanmaları için bir tür korkutulmaya çalışılıyor. Halbuki bazı şeylerin gerçekten ihtiyaç olduğunu ve bunlar yapıldığı zaman bir tür ödüllendirme olacağı gibi olumlu motivatörler talep oluşturmaya ve büyümeye katkıda bulunacaktır. Çünkü sigortacılık gibi soyut hizmet türlerinin pazarlamasında eğitim vermeden ihtiyaç/talep oluşturmak  mümkün değil.Her nekadar sigorta talebi fiyata çok elastikte olsa bu anlayışıda değiştirmek sigortalı adayına iyi bir teminat ve güvence almak için gereken “doğru fiyatın” ödenmesi gerektiğini anlatmak, öğretmek lazım.

İyisi ile kötüsü ile artık 2017 bitti. Şimdi artık 2018’e dönmeliyiz yüzümüzü. Daha çok tanıtım yapılması, daha çok yeni ürün çıkarılması,daha çok devlet desteği(yasal düzenlemeler anlamında) sağlanması,daha çok eğitim çalışması yapılması ve yurtdışı ilişkilerinin gelistirilerek global dünya ile entegre olunması konuları 2018 in gündemini oluşturmalıdır.

Ben kendim için sigortacılıkla ilgili ile ilgili 3 adet hedef belirledim. Bunlar;

-Uzun zamandır uğraşılıp nihayet gerçekleşen kefalet sigortalarının sadece KİK kapsamında değil tüm ekonomik faaliyetler için kabul edilir bir teminat aracı olarak kabul edilmesi,

-Yıllardır üzerinde çalıştığım ancak bir türlü gerçekleşmesini başaramadığım  “Borsada kote edilen şirketlere varlıkları için sigorta yaptırma zorunluluğu “ getirilmesi ve uygulanması,

-Sigortalıların, poliçeye, hasara ve bilgiye her yerden kolayca ulaşmalarını sağlayacak Kioskların hem şirketler hemde aracılar tarafından yaygın şekilde kullanılması

Ömrüm yeterse 2018 yılında bu üç hedefi gerçekleştirmeye çalışacağım. Umarım başarırım.

Not: Tabii ki ilk ve en doğal hedefim JLT nin Türkiyenin en başarılı ve büyük brokeri olmasıdır, 2018 yılında bunun için de çok çalışacağım.

Yeni Yılınız Kutlu olsun.

Servet GÜRKAN

Kaynak: Servet Gürkan Kişisel Blog

Güncelleme Tarihi: 11 Ocak 2018, 23:34
YORUM EKLE
banner71
SIRADAKİ HABER

banner56

banner62

banner81

banner63

banner64

banner78