banner143

Ya Ölüm Olmasaydı.

                                                                                                             ‘Her ölüm erken ölümdür’

Köşe yazılarımda genellikle sektörümüz ile ilgili bazı verileri sizlerle paylaşıyorum. Mümkün oldukça basına yansımamış yada basına yansımış fakat hak ettiği değeri görmediğini düşündüğüm bazı raporları gündeme getirmeye çalışıyorum.

Bu ay gerçekten benim içinde ilginç olan bir konuya değinmek istiyorum. Başlıktan da görebileceğiniz gibi bu ay değinmek istediğim konu ölüm ile ilgili. Bir şekilde hayatımızda hep ölümü düşünüyoruz, ölüm hayatımızın bir evresi ve bence doğum kadar normal.Ya ölümün olmadığı bir dünyada yaşasaydık ne olurdu hayatımız nasıl değişirdi ? Jose Saramago 1998 Nobel Edebiyat Ödülünü de almış olduğu ‘Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş’ adlı kitabında tam da bu konudan bahsediyor. Ölüm, aniden o güne kadar yerine getirdiği görevinden vazgeçiyor ve artık hiç kimse ölmüyor.Büyük bir kaos yaşanıyor ve tahmin edilebileceği üzere tüm sektörler bir şekilde yeni durumdan etkilenmeye başlıyorlar.İlk önce cenaze levazımatçıları iş yapamaz oluyorlar,ardından sağlık sektörü büyük bir darbe yiyor,yaşanan ilk şokun ardından bir çok sektör kendi çözümünü buluyor.Tabii sigorta sektörü de yeni durumdan ilk etkilenen sektörlerin başında geliyor.Aşağıda,kitaba göre ölümün olmadığı bir dünyada sektörümüzün bazı branşlarının sorunları ve çözüm önerileri mevcut.

Hem konunun çok ilginç olması hem de bizleri farklı düşünmeye sevk etmesi açısından kitabın ilgili kısmını sizlerle de paylaşmak istedim.

İyi okumalar.

Sigorta şirketleri birliği başkanı,basın ve yayın organlarının önüne çıkıp,Yaklaşmakta olan korkunç bir tehdit sektörümüzün geleceğini tehlikeye düşürecektir,diye açıklama yaptığında,bahsettiği tehlike,adeta bir şablondan çıkmışçasına aşağı yukarı aynı ifadelerle kaleme alınan ve firmalara gönderilen binlerce mektupla,sigortalıların yaşam sigortalarının derhal iptal edilmesi yönünde verdikleri talimatlara dair ihbarnamelerle ilgiliydi.Poliçe sahipleri,ölümün ortadan kalktığının açık ve net bir şekilde görüldüğünü,bu şartlar altında son derece yüksek primler ödemeye devam etmenin en hafif ifadeyle anlamsız olduğunu hatta aptallık bile sayılabileceğini,bu ödemeleri yapmaya devam etmenin ancak firmaları zenginleştirmeye yarayacağını ve hiçbir geri dönüşünün olmayacağını ifade ediyorlardı.Ne yapayım efendim,ben de kendimi enayi gibi hissediyorum,diyerek,öfkeyle hissiyatını dile getiriyordu bir sigortalı.Bazıları daha da ileri gidiyor,ödenmiş bulunan primlerinin de geri ödenmesini talep ediyorlar,ama bu girişimin,’ya tutarsa’ türünden bir deneme olduğu da hemen anlaşılıyordu.Gazeteciler derhal topyekun bir saldırıya geçerek,birlik başkanına,sigorta şirketlerinin bu durumda ne yapmayı düşündüklerini sorunca,birlik başkanı,hukuk müşavirlerinin,poliçelerde küçük harflerle yazılı olan şartları,dikkatli bir şekilde yeniden ele alarak,hukuki bir zemine oturtacak yoruma dayalı bir çıkış yolu arayışında olduklarını,niyetlerinin utanmaz sigortalıları,kendi arzuları hilafına bile olsa,yaşadıkları sürece,diğer bir ifadeyle,sonsuza dek,primlerini ödemeye mecbur etmek olmadığını,en muhtemel olanın,taraflar arasında karşılıklı mutabakata dayanan bir anlaşmaya varılarak,poliçelere,sorunun hem anlık olarak çözülebilmesini sağlayacak hem de ilerisi için  geçerli olacak,kısa bir madde eklenmesi olduğunu bu maddeyle seksen yaşın zorunlu ölüm yaşı olarak kabul edilmesinin öngörülebileceğini belirtti,tabii bu ölüm temsili bir ölümden ibaret olacak,dedi gülümseyerek.Böylelikle firmalar,mutlu sigortalıları sekseninci yaşlarını doldurana kadar,primlerini normal bir şekilde toplamaya devam edecekler,sekseninci yaş günlerinden sonra ise kişiler sanal birer ölü haline dönüşecekler,o aşama da sigortanın tüm yükümlülükleri ile ödenmesi gerekecek ve firmalarda bunu harfiyen yerine getireceklerdi.Bulunan çözümün en ilgi çekici tarafıysa,isteyen sigortalıların,kontratlarını ikinci bir seksen yıllık dönem için uzatabilecek olmaları ve bu ikinci seksen yılın sonunda da ikinci bir ölüm haklarının oluşacak olmasıydı,böylece önceki dönemde yapılan tüm işlemler tekrarlanacak ve döngü devam edebilecekti.Aktüerya hesapları konusunda hızlı olan bazı gazeteciler arasında takdirle yüklü fısıltılar,hatta birkaç küçük alkış bile duyulunca,birlik başkanı bunlara başına hafifçe eğerek cevap verdi.Yapılan hamle gerek stratejik gerekse taktik açıdan mükemmel sayılabilirdi,ertesi gün sigortalılar şirketlerine mektup yağdırmaya başlayarak  bir süre önce gönderdikleri iptal mektuplarının geçersiz olduğunu beyan etmeye koyuldular.Sigortalıların tamamı,yapılması önerilen bu centilmenlik anlaşmasını kabul etmeye niyetli görünüyorlardı,bu anlaşmayla hiç kimse kaybetmeyeceğinden,bunun tüm tarafların kazandığı ender anlaşmalardan biri olduğu,söylenebilirdi.Kazananların en başında da şüphesiz bir felaketten kıl payı kurtulan sigorta şirketleri geliyordu.Birlik başkanının bir sonraki seçime de aday olarak bu denli başarılı olduğu göreve yeniden seçilmesine de kesin gözüyle bakılıyordu.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner56

banner62

banner81

banner213

banner135

banner55

banner333

banner78

banner91

banner317

banner133